Engelleri Aşın – Bedenimize Özen Göstermek

İnsan oğlu doğası gereği muhteşem bir güce sahip olsa da, farklı şekillerde bu güç ya bastırılmış, ya manipüle edilmiş yada ihtiyaçlarımızı karşıladığımız kaynaklara gizlice (bu gücü etkisiz hale getirmek yani uyuşturmak amacıyla) konulmuş olan zararlı maddelerin vücudumuza girmesi sağlanmıştır.

Beden sağlığı doğru düşünce ve inanç kalıplarından gelir. Yani, birisi size soğuk kış aylarında ince giyindiğiniz için üşüteceğinizi, hasta olacağınızı söylese de eğer siz söylenen şeye karşı bir inanç duymuyorsanız, aksine giyim tarzınızdan dolayı üşütmeyeceğinizi, sizin böyle bir yapınız olduğunu düşünüyor en önemlisi inanıyorsanız zaten hasta olmazsınız.

Tüm bunlar inancın gücünü ortaya koymaktadır ama maalesef ki yaşadığımız toplumun böyle sağlam inançları henüz yok. Sağlıktan yana olması gereken inançlarımızın çoğu, hastalıktan yana… bu sebepten hasta olmamak için elimizden geleni yapsak dahi her yıl muhakkak ağır hastalıklar geçiriyoruz dur.

Aslından hastalık veya sağlıksız olma durumu diye bir şey yoktur, sadece sağlık vardır. Bunun kanıtını sizlere şöyle sunabilirim; bu dakikadan itibaren zihninizde sadece sağlıklı olmaya dair düşünceler oluşturun. Zihninize sağlıklı bir imgeden başka bir imgenin girmesine engel olun, bunu pekala yapabilirsiniz. İşte o dakikadan sonra artık sağlıkla ışıldayan zihniniz, bedeninizde sağlıklı olma durumunu oluşturacaktır.

Pozitif bir yaşam tarzı ile kendi sağlığınızı destekler ve daha da ileriye taşırsınız. Gülmek en iyi ilaçtır derler, kesinlikle yerinde bir söz. Dünyanın en büyük ecza deposuna sahipsiniz, bu ecza deposu sizin bedeniniz.  Tüm hastalıkları iyileştirme gücüne sahip bireylersiniz. Sadece siz bunun henüz farkında değilsiniz.

Güçsüz Kalan Toplulukları Oldukları Yerde Tutma Çabaları

Maalesef bir çok insan hayatını acı üzerine kurulu bir sistemle yaşıyor yada yaşamaya çalışıyor. Topluluklara genel olarak baktığımızda, kendi gelişimini tam olarak tamamlayamamış yada bu konuda henüz bir atılım yapmamış (farkındalık seviyesine ulaşmamış) kişileri, oldukları yerde tutma çabasıyla bir çok gizli tedbirler alınıyor. Bu tedbirler insan sağlığına doğrudan olumsuz etki ederek, zaten düşük frekansta olan bu toplulukları daha da aşağılara çekiyorlar ve böylece güçsüz bir toplum ortaya çıkarmış oluyorlar.

Farkındalık kazanmış ve titreşimsel olarak çok yüksek frekansta titreşen bir bireyin, bu tür düşük frekanslı bir etkinin altında kalması neredeyse imkansızdır. Ama zaten düşük frekansa yakın olan bireyler bu tür engelleyici unsurlar karşısında kolayca etki altında kalırlar.

Dikkat Etmemiz Gereken En Önemli Şey Nedir?

Bu hususta mutlaka bireylerin dikkat etmesi gereken şey, Epifiz Bezi ya da Pineal Bezi olarak adlandırılan ve bizim önemli güç merkezlerimizden birisi olan organımızdır. Bu küçük organımız, vücudumuza melatonin  olarak adlandırılan, bedenimizin günlük ritminin sağlayan hormonu salgılar. Bezelye taneciği kadar büyüklüğü olan ve aynı bir kozalağı andıran görüntüsü ile bizim üçüncü gözümüz olarak da bilinir. İşte bu organımızı dışarıdan gelen tehditlere karşı korumak yapılması gereken en önemli şeylerden birisidir.

Bu bez biz çok küçük yaşlardayken, uyuşturulmaya ve kireçlendirilmeye maruz kalıyor. Peki bunu nasıl yapıyorlar? Tabiki içme sularındaki florür ile… Evlerimizde musluklarımızdan akan suların florür maddesi içerdiğini zaten biliyorsunuz ama vücudunuza oldukça zararlı olduğunu biliyor muydunuz? Sudaki florür Pineal Bezi’nizin zamanla kireçlenmesine ve katılaşmasına neden olur, ayrıca konsantire olamama, hayal gücü kısıtlaması, pisişik güçleri pasif hale getirmesi, algı ve sezgiyi azaltması gibi bir çok zarar neden olur.

Sadece içme sularımızda florür bulunmuyor, daha bir çok kullandığımız gıda ve araçlarda florür bulunmakta. Örneğin diş macununuz da da florür bulunmakta ve zamanla beyinde büyük hasarlara neden olmakta.

Bir çok gıda içerisinde bu florür maddesi bulunmakta, eğer aldığınız şeylerin içeriğini kontrol ederek tüketirseniz çok daha zinde ve sağlıklı olursunuz.

Ne Yapmalıyız?

Öncelikli olarak kesinlikle içme sularınızı değiştirmeniz. Güvendiğiniz bir markanın (florürsüz) içme suyunu tüketebilirsiniz. Çeşme suyu ile pişirdiğiniz yemekleriniz bile bu maddeden etkilenecek ve siz yine bu maddenin etkisi altına gireceksiniz. Ev yemeklerinizi de imkanınız varsa güvendiğiniz markanın suyunu kullanarak pişirmelisiniz.

Florür içermeyen doğal bir çok diş macunu markası mevcut, internette kısa bir araştırma ile kolayca ulaşabilirsiniz. Hemde zaten hali hazırda kullandığınız diş macununun parasal değeri ile aynı değerde.

Sizi Korkutmasın

Yukarıda yazılanlar sizi korkutmasın, bu sadece sağlıklı ve bilinçli bir yaşam tarzıdır. Bu yaşam tarzına uyamamak sizi felaketlere sürüklemeyecektir elbette ama potansiyelinizi körelmesine neden olacaktır. Eğer yüksek titreşim halinde enerji yayan birisi iseniz, zaten hiçbir engel size ulaşamaz ve zaten hali hazırda sağlıklı yaşam tarzında bir hayat sürüyorsunuz dur. Siz daima sağlıkla ışıldayan bir varlıksınız, özünüz saf sevgi’dir ve sevginin olduğunu yerde hastalık olmaz, olamaz.

Diğer elimizdeki güç yazılarımıza göz atmak için lütfen tıklayınız.

 

Paylaşım