Görünenin Ardındaki Engin Deha

Görünenin Ardındaki Engin Deha

Dışarıya doğru baktığımızda büyük binalar, sokaklar, arabalar, insanlar, koca bir şehir ve hatta daha fazlasını görürüz, peki ama tüm bu gördüklerinizi gerçekten farklı bir açıdan görmeye çalıştınız mı? Cevabınız hayır ise şimdi gerçek dediğimiz şeylerin ardındaki gerçekliğe bakmanın tam zamanı.

Beş duyu algılama kapasitemizin el verdiği kadarıyla katı gibi görünen çevremiz, aslında katı olmayan hologram bir dünya ile çevrili. Bu hologram dünyada biz ve diğer tüm canlılar ortak bir hologram dünyayı paylaşmaktayız. Bu dünyada, esasında ayrı olan her hangi bir şey söz konusu değildir. Gördüğümüz her şey birbiri ile bağlantılıdır ve en önemlisi boşluk olarak algıladığımız alanlar aslında boş değildir. Evrende boşluk yoktur. Beş duyu algısı evrenin ötesini görmemizi engeller ve gözlerimizin önüne bir perde çeker. Nasıl olursa olsun, dünyamız bu beş duyu algılama kapasitesiyle bile muhteşemdir. Deneyimlerimizi en iyi şekilde yaşarız ve büyük keyif alırız. Dünya üzerinde milyarlarca insan yaşamakta ve dünyanın ardında ki engin deha sayesinde, tüm insanlar yaşamlarını keyifle sürdürmekte.

Şimdi günlük hayatımıza döndüğümüzde ve dışarıya baktığınızda, gördüğünüz sadece koca bir şehir veya dünya olmamalı. Dışarıdaki yaşama gerçekten derinlemesine baktığınızda ve yaşamı idrak etmeye çalıştığınızda, her şeyin ardındaki muhteşem dehayı görebilmelisiniz. Tasarlanamayacak kadar muhteşem bir dünyada yaşadığınızı anlamalısınız.

Yaşamımızı sürdürdüğümüz bu hologram dünya, düşünce ile duygu enerjisini kullanarak, kendisini yeniden şekillendiriyor ve yeni formlar üretiyor. Tüm bunlar hayat şartlarınızı ve yaşamlarınızın temellerini oluşturuyor. Bizler düşünce ve duyguya hükmedebilen varlıklarız ve bu sayede nasıl muhteşem bir gücün elimizde olduğunu anlamalıyız. Görünen her şeyin ardındaki engin deha asla görmezden gelinemez ve bu dehanın bir parçası olduğumuzu anlamalıyız. Dışarıdaki gördüğümüz koca dünya gibi kendimize de yakından baktığımızda, bedenimizdeki dehayı ve mükemmelliği fark edebiliriz. Bedenimizde kusur olarak gördüklerimiz, biz gördüğümüz ve enerjisel olarak beslediğimiz için varlar. O zaman burada da idrak edilmesi gereken, kusur olarak baktığımızın bile ne kadar kusursuz bir şekilde düşüncelerimize cevap vererek oluştuğunu anlamamız gerekir.

Belki anlaşılması güç kavramlar ama bir defa anlaşıldığı zaman her şeyin olması gerektiği gibi (kusursuz) olduğunu anlıyoruz ve hayata bakış açımız değişiyor. Hayata karşı bakış açımız değiştiğinde, hayatımız değişmeye başlıyor.

Biz, siz ve diğerleri bu engin dehanın bir parçası ama ne yazık ki bunu kavrayacak beyinlerin çoğu henüz uyku ve trans halindeler. Çoğu insan hala katı maddeden oluşan bir dünyada yaşadığını sanıyor. Bu inançlarının sonucunda, hayatlarını yaşayabilecekleri en zorlu yolu seçmiş oluyorlar ve maalesef bunun farkında bile değiller. Güçlerinin gösterdikleri çabalarından ve elde ettikleri maddiyattan geldiklerine inanıyorlar. Elde etmek için çabalamak ve onun için savaşmak fikrini benimsemiş bir toplum olarak, kendi varlıklarının ve çevresindeki dünyanın ardındaki dehayı yada yaratıcıyı maalesef göremiyorlar.

Elimizden geldiği kadar neyin parçası olduğumuzu kendimize hatırlatmalıyız. Ben veya sen diye bir şeyin olmadığını, görüp görebileceğimiz her şeyin bir olduğunu idrak etmeli ve ona göre yaşamalıyız. Elimizdeki bu gücü, sevgiyi hissederek ve çevremizi sarıp sarmalayan her şeye sevgi vererek arttırmalıyız. Biz sevgi verdikçe, daha fazlasını alacağımızı bilmeliyiz. En önemlisi sevgi verdiğimiz şeyin ardında muhteşem yaratıcıyı ve engin dehasını hissetmeliyiz. Siz bu dünyanın merkezisiniz ve sizin enerjiniz ile dünyanız şekilleniyor.

Diğer elimizdeki güç yazılarımıza göz atmak için lütfen tıklayınız.

 

Paylaşım