İsteklerimizin Oluşması İçin Geçen Süre

İsteklerimizin Oluşması İçin Geçen Süre

İsteklerimizin oluşumundaki geçen süreye ne kadar negatif yönden baksak da ve isteklerimizin bir an önce oluşması yönünde sabırsızlık duysak da, bu oluşum süresinin (isteklerimizin hayatımıza girmesi için geçen süre) olması, hayatımızın düzeni ve iyiliği için kritik önem taşımaktadır.

Çoğu kez yaratım gücümüz ile yaratmakta olduğumuz şeylerin farkında olsak da, geçen süreyle birlikte sabırsızlık içerisine gireriz. Bu sabırsızlık iki yönlü olarak hayatımıza ve yaratımlarımıza etki eder. Eğer yaratmakta olduğumuz şeye karşı, kavuşma anına kadar geçen süre içinde, tatlı bir heyecan ve ona kavuşma arzusu içindeysek, bu duygu bizde mutlu bir beklentinin olduğunun sinyallerini yayar ve bu iyi bir şeydir.  Ama bu duyguların ve beklentinin giderek çoğalması, bizi negatif bir alana doğru sürüklemesi anlamına gelir. Bu negatif alanda, arzu ettiğimiz şeye karşı göstermiş olduğumuz gereğinden fazla sabırsızlık ve arzu duygularıyla, istemeden de olsa yokluk sinyallerini yaymış oluruz. Bu isteğimizin bize gelmesini engelleyen en büyük sebeplerden birisidir. Yokluk sinyalleri gönderme konusu ile ilgili; isteklerinize bağımlı olmayın konulu yazımıza göz atarak daha detaylı bilgi edinmek için tıklayınız.

Yaratımlarımızı oluştururken, eğer her hangi bir oluşum süresi olmasaydı; sahip olduğumuz düşüncelerin her birisi yaratım olduğu için, hayatımız içinden çıkılmaz bir kaosa dönüşürdü. Çünkü düşündüğümüz ve aklımıza gelen her hangi bir negatif durumu, anında hayatımızda deneyimlerdik ve insanlar da kötü bir şey yaşamamak için sürekli düşüncelerine odaklanarak, tetikte yaşamak zorunda kalırlardı. Aslında düşüncelerimize karşı tetikte olmakta pek işe yaramazdı, çünkü zihnimizden gün içerisinde on binlerce düşünce akıp gider ve tüm bunları kontrol etmeye çalışmak, insanı çılgınlığa sürükler.

Oluşum Süresi Bizim İçin Bir Fırsat

Sahip olduğumuz oluşum süresi, tüm bu yaşanabilecek olumsuz durumları, yaşamadan kontrol etme şansı verir. Düşüncelerimizle ve duygularımızla, oluşturmakta olduğumuz deneyimleri, bu geçen sürede değiştirebiliriz veya yeni deneyimler oluşturabiliriz. Bu sayede yaratımın kontrolü, tamamen bizde olmaktadır.

Düşüncelerimiz ile isteklerimizi oluştururken, yaratım anındaki geçen süre içerisinde; isteğimizle ilgili iyi hisler beslemeli, o deneyime zaten sahipmişiz gibi onunla neler yapacağımızı düşünmeliyiz, isteğimizin oluşması ve bize gelmesine izin vermeliyiz. Yaratım sürecinde çok fazla sabırsızlanmamalı ve nasıl gerçekleşeceği konusunda takılıp kalmamalıyız. Zamanı geldiğinde zaten hayatımızın bir parçası olacaktır. Bu süreyi kısa tutmanın yolu ise; isteğimizle aynı hatta olmamız ve minnettarlık duygularını hissederek, bu frekanstan yayın yapmalıyız. Dışarıdaki görüntülere rağmen (şuan ki yaşam gerçekliğimiz), oluşmakta olanın bilincinde olmalıyız. İsteğimize dair imgeyi, zihnimizden asla çıkartmamalıyız. Bize doğru gelmekte olduğuna ve zaten sahip olduğumuz konusunda inanç duymalıyız.

İsteklerimizin oluşumu sırasındaki geçen süreyi, keyifli hale getirmemiz ve böyle bir sürenin seçme hakkı tanıdığı için şükretmemiz gerektiğini unutmamalıyız.

Diğer elimizdeki güç yazılarımıza göz atmak için lütfen tıklayınız.

Paylaşım