Herkesin kendi yaşamında, gerçekleştirmek istediği hayalleri vardır. Bu hayaller aslında hiçbir zaman son bulmaz ve bizim sürekli değişmemizi, gelişmemizi sağlar. Kimi hayallerinin peşinden gitme cesareti gösterir, kimileri içinse o hayaller sadece bir hayalden ibaret olarak kalır. Günümüzde hayallerin peşinden gitmek cesaret gerektirir, çünkü toplum olarak hayallerinin peşinden giden insanlara hala farklı bir gözle bakıyor ve onları her zaman eleştiriyoruz. Bizim için hiçbir anlam ifade etmeyen bir hayalin, bir başkası için çok özel olabileceğini hala anlayamıyoruz. Akıl odaklı ve kar/zarar oranı cinsinden hayatı ele alıyoruz.

Hayallerinin peşinden gitme cesareti gösteren kişiler, farklı bir deneyim tecrübe etmeye başlarlar. O tecrübelerden sonra, onlar için artık hayat farklı bir hal almaya başlar ve gerçeğe daha da yakın olurlar. Bu tecrübeler zinciri onları, daha fazla ileriye gitmeleri yönünde teşvik eder ve bu insanlar sonunda iz bırakan hayatlar yaşar.

Kişisel gelişim konusu, hayallerimizin/isteklerimizin gerçekleşmesi üzerine bize oldukça yardımcı olur. Kendimizi tanımamıza ve hayallerimize odaklanmamıza büyük oranda katkı sağlar. Eğer kendi kişisel gelişimimizi doğru temeller üzerine kurabilirsek ve doğru adımlar atabilirsek, hayallerimizin gerçekleşmesi de bir o kadar kesinlik kazanır. Çünkü yaratım sürecini doğru şekilde kullanarak, kendimize yeni bir gelecek yaratmaya başlarız.

Bu yaratım süreci içerisinde, hayallerimizi gerçekleştirmek için doğru adımları attığımızda, dışarıdan gelen hiçbir güç yaratımımızı sekteye uğratamaz. Yaratımlarımız için her zaman tek engel biz olmuşuzdur. Çoğu zaman da bu kendi engelimizin farkına varmamışızdır.

İnsanlar, hayatlarını istedikleri gibi yaşamalarını sağlayacak bir güç ile yaşıyorlar. Bu güç genelde yanlış kullanılsa da, doğru kullanan insanlar kendi hayatlarını istedikleri şekilde özgürce yaşıyorlar. İnsanların içinde doğal olarak bulunan bu güç, bir başkası tarafından engellenemez veya yok edilemez. Herkeste ortak bir şekilde bulunan bu güç, aynı zamanda herkes için tüm şartların ve güç dengelerinin de aynı olduğunu anlamamızı sağlar.

Sizdeki yaratım gücünün kaynağı sınırsızdır. Anacak bu sınırsızlık, kendiniz tarafından bertaraf edilebilir ve siz kendinize bir sınır çizebilirsiniz. Genelde olan da budur, insanların güç dengesini oluşturan sınırlar kendileri tarafından çizilir. Bu kısıtlama ile kendilerini de, güçsüz olarak algılarlar.

Çoğunluğun yanlış düşündüğü bir durum vardır. O durum ise, kendi hayallerinin, bir başkası tarafından yıkıldığı veya başkaları tarafından sürekli kısıtlandığıdır. Bilinmelidir ki, kimse kimsenin hayallerine taş koyamaz. Bir kimsenin art niyetle yapacağı bir durumun sonuçları, aslında o kişinin kendi hayatında görülmeye başlar. Yani bir başkası için atılan her adım, kendisine misliyle döner.

Kendi yaşam serüveninizi yazan sizsiniz. Kimse sizin bu hayatı yaşamanızı engelleyemez, tabi ki siz izin vermediğiniz sürece. Size doğuştan verilen bir güç var ve siz bu gücü doğru kullanarak her türlü hayalinizi gerçekleştirebilirsiniz. Siz seçilmiş insanlarsınız ve düşünceleriniz, inançlarınız, hayata bakış açınız birer emir niteliğinde sizin hayatınızı yeniden şekillendiriyor. Düşünün tüm bunları parmağınızı bile kıpırdatmadan yapıyorsunuz. İşte siz bu kadar muazzam ve güçlüsünüz. Sadece uyanmanız ve kendinizin farkına varmanız gerekmekte.

Diğer elimizdeki güç yazılarımıza göz atmak için lütfen tıklayınız.

Paylaşım