Sağlık Yaşam ve Çocuk Sahibi Olmak

Düşüncelerimizin bedenimizin üzerindeki etkisi hakkında uzun uzun konuşmak gerektiğini düşünüyorum. Özellikle sağlık konusu ve çocuk sahibi olma konusunda birçok kişi büyük zorluklar yaşamakta ve kendilerini güçsüz, yetersiz hissetmekte. Ama net bir şekilde dile getirebilirim ki, her insan sağlığına kavuşabilir ve her kadın çocuk sahibi olabilir. Bunun için çok büyük zahmetlere girmeye ve hastane koridorlarında yitip bitmeye hiç gerek yoktur.

Nasıl Daha Sağlıklı Olabilirim?

Sağlık konusunda herkesin farklı inanç sistemleri vardır. Kimileri hiç hasta olmam derken, kimileride bünyesinin zayıflığından ve hemen hasta olma potansiyelinden söz eder. Aslın da bu, aynı kilolu insanlar ve zayıf insanlar arasındaki durum gibidir. Arada pek bir fark yoktur. Birisi ne kadar yerse yesin kilo alamadığını söyler (benim bünyem yakıyor şekerim ne yapayım, ne yersem yiyeyim kilo alamıyorum), diğeri de ne yerse yesin yada yemesin, sürekli kilo aldığını söyler (aynen şekerim, benim de bünyem böyle işte su içsem kilo alıyorum)…. Yani söz konusu olaylar farklı olsa da temelde durumlar aynı işleyişte. Yani sağlık içinde aynı şey geçerlidir ve inançlarınız daima en büyük etki sağlar. İnandığınız şey, sizin yaşamınız halini alır.

Daha öncede belirttiğim gibi sağlık konusunda, doktorların ümit yok dediği birçok kanser hastası için mucizeler gerçekleşmeye devam ediyor. Bu mucizeler onların kanseri yenmesi, tamamen yok etmesiyle gerçekleşmiş oluyor. Peki bazı insanlar nasıl bu mucizeleri gerçekleştirebiliyor? Yaptıkları şey aslında çok basit, onlar kendilerine söylenen şeyi kabul etmiyorlar. Kendilerini her gün daha çok iyileştiğini ve eski sağlıklarına kavuştuklarını hayal ediyorlar. Aslında sadece bu hayal etmekle kalmıyor, buna kalpten inanıyorlar. Henüz iyileşme söz konusu olmadan bile, iyileştikleri için her gün şükrediyorlar. Kendilerini daima mutlu edecek şeylerle meşgul ediyorlar, gülümsüyorlar ve hiç olmadıkları kadar mutlu hissediyorlar. İşte onlar için artık mucize gerçekleşiyor ama bu onlar için bir mucize olmaktan çıkıyor. Çünkü onlar iyi olduklarını, iyileştiklerini zaten biliyorlar.

Eminim siz şimdiye kadar hiç bu şekilde kendi sağlığınız üzerine çalışma yapmadınız. Daha çok hastane ve doktorların kapısını çaldınız. Onların size söylediklerini yerine getirdiniz. Bu yapmış olduğunuz şeyle gücünüzü ortadan kaldırıp, kendinizi başka kişi veya kurumların inisiyatifine bırakmış oluyorsunuz. Tüm duygularınız doktorunuzun söyleyecekleri şey ile paralel bir şekilde bedeninizi etkilemeye başlıyor, çünkü artık odağınız ve inancınız karşı tarafın söyleyeceği şeylerde. Eğer güzel ve iyi şeylerden bahsediyorsa, anında kendinizi iyi hissetmeye başlıyorsunuz ve duygularınız bedeninize iyi olma yönünde komut veriyor. Eğer doktorunuzdan duyduklarınız, hoş olmayan kötü şeyler ise bu defa da duygularınız vasıtasıyla kötü hislere kapılıyorsunuz ve duygularınız aracılığı ile bedeninize daha da kötü ol komutunu vermiş oluyorsunuz.

Daha öncede belirttiğim gibi tabiki gerektiğinde doktorlardan destek almayız ama unutmamız gereken en önemli şey; biz tedavinin KENDİSİYİZ. Dünyanın en iyi ve en etkili ecza deposuna sahibiz, oda bedenimiz. Bedenimiz duygu ve düşüncelerimizle haberleşerek, her türlü hastalığı tedavi etme potansiyeline sahiptir. Gereken herşey zaten içimizde mevcut, sadece bu güçlü tedavi merkezini bilinçli bir şekilde kullanmayı öğrenelim.

Çocuk Sahibi Olmak İstiyorum

Yukarıda söylediklerimin tümü çocuk sahibi olmak isteyen kişiler içinde geçerlidir. Çocuk sahibi olmak ile ilgili toplumun baskıcı tutumu, genelde kötü sonuçlar elde etmemize neden olur. Aslında stres ve kaygı bedene gönderilen birer komuttur ve bedeninize gönderdiğiniz komut aynen şu şekildedir “ben çocuk sahibi olamayabilirim”…  zaman geçtikçe ve stres ile kaygı arttıkça gönderdiğiniz komut kesinleşir “ben çocuk sahibi olamam”.

Bu konuda çoğu doktor tedavi aşamasının başında yapılan testlerde her hangi bir sıkıntı görmüyorsa, bu durumun psikolojik olduğunu ve zamanla düzelebileceğini söyler. Aslında çocuk sahibi olmayla ilgili durum zaten sizin psikolojik durumunuzla ve duygusal inançlarınızla ilgilidir. Eğer çocuk sahibi olamıyorsanız, öncelikle sahip olduğunuzu düşünceleri ve inançlarınızı gözden geçirmelisiniz.

Bilimsel olarak kanıtlandı ki kalp aura’mızdan yayılan manyetik enerji alanı (duygularımız), düşüncelerimizle birlikte oluşturduğu güçlü titreşim ile sadece bedenimizi etkilemekle kalmıyor, DNA yapımızı bile etkileyebiliyor.

Pierre Franckh; “HeartMath Enstitüsü’nde 1992 yılından 1995 yılına kadar, salt duyguların DNA’mız üzerindeki etkileri araştırıldı. Bunun için bilim adamları Glen Rein ve Rollin McCarty insan DNA’sı üzerinde bir takım incelemeler yaptı. İlk önce DNA, deneyler için bir cam deney tüpü içerisine konuldu. Daha sonra oldukça güçlü, yoğun duygulara maruz bırakıldı. Deneyi yapanlar bunu sağlayabilmek için ruhun rahatlatılması, pozitif duygulara konsantre olma ve kalp bölgesine odaklanma gibi çeşitli psikolojik teknikler kullandı.

Sonuçlar göz ardı edilemeyecek kadar etkileyiciydi. DNA üzerine etki edebileceğinden şüphe eden bilim adamları, o zamanın fizik kurallarına göre mümkün olmayan bir şey gözlemlediler. Denek, üzerine yoğunlaştığı duygularını yolladığı sırada, çok belirgin elektriksel reaksiyonlar ölçülebilmişti. Denekler, sadece duyguları aracılığıyla deney tüpü içindeki DNA moleküllerini etkilemişti.”

Bu sonuçlar çok şaşırtıcı gelebilir ama gerçeklerin ta kendisidir. Aslında çevremizde gördüğümüz örnekleri de göz ardı etmemeliyiz. Çocuk sahibi olamazsın denilen kişilerin, zaman içerisinde birden fazla çocuk sahibi olduğunu görebiliyoruz.

Eğer çocuk sahibi olmak istiyorsanız, önce kendinize olan inanç sisteminiz üzerinde çalışıyor olmanız daha acısız ve kolay bir şekilde çocuk sahibi olmanızı sağlayacaktır. Nasıl bir dünyada yaşadığımızı unutmamalıyız, herşeyin birer enerji olduğunu ve bedenimizin de bire enerjiden oluştuğunu unutmayın. Bu enerji alanlarını etkileyebilenler bizleriz.. bizim duygularımız, düşüncelerimiz ve inançlarımızdır.

Kim ne derse desin, hangi şartlar altında olursanız olun yaşadıklarınızın sorumlulukları tamamen size aittir. Sorumlulukları üstlenerek, bedeninizle konuşmaya, henüz hamile değilken bile, hamileymiş gibi düşünebilmeye (hissetmeye) ve şükretmeye başlamalısınız. Tüm bunlar beniniz için enerjisel bir komutu oluşturur. Bedeniniz duygularınız aracılığı ile sizinle iletişime geçer ve kendisini yeniden düzenler.

İmkansız diye bir şey yoktur. İmkansız olan şey, sizin imkansız olarak gördüğünüz şeydir. Çocuk sahibi olma durumu da bu hayattaki bir deneyimden ibarettir. Siz çocuk sahibi olma deneyimini yaşamak istiyor musunuz, yoksa istemiyor musunuz? Bu deneyim için kendinizi ne kadar hazırlıyorsunuz ve ilgi alanlarınız deneyiminizi destekler nitelikte pozitif mi yoksa daha çok çocuk sahibi olmama durumu hakkında mı bilgi topluyorsunuz. Çocuk sahibi nasıl olunur gibi yollar mı araştırıyorsunuz? Unutmayın, meşgul olduğunuz şeylerin enerjisel alanlarını yaratırsınız ve gerçekliğiniz haline gelmesine vesile olursunuz. Ağırlıklı olarak yaptığınız ve meşgul olduğunuz şeyleri şimdi gözden geçirmenin tam zamanı, siz hangi taraftasınız?

Kaygı ve Stres hakkındaki “Stres ve Endişelerden Kurtulmak” adlı yazımıza göz atmak için lütfen tıklayınız.

 

Diğer bilinçli yaşam konularımıza göz atmak için lütfen tıklayınız.

Paylaşım