Şimdiye Kadar Gördüğüm En Değersiz Şey Zaman

Şimdiye Kadar Gördüğüm En Değersiz Şey Zaman ve evet yanlış duymadınız gerçekten de öyle. Duyduğunuzda çok şaşırdığınızın farkındayım ve bu zamana kadar zaman değerlidir yada en değerli şey zamanınız gibi bir çok duyumlar aldınız, reklamlar izlediniz, hatta kitaplarda, gazetelerde ve dergilerde bile karşınıza çıktı. Bu kadar çok etrafınızı sarıp sarmalayan ve gerçekten değerli olduğuna inandığınız şeyin, aslında değersiz ve hiç var olmadığı gerçeği ego’da (sahte benlikte) büyük sarsıntılara neden olacaktır. Şimdi size uzun uzun anlatmak istiyorum, zamanın neden değerli olmadığını.

Zaman Hapishanesine Hoş Geldiniz

Zaman parmaklıkları olmayan büyük bir hapishanedir ve nedeni; sizin yaşamanız gereken doğal yaşam sürecini yaşamanızı engeller. Zaman’da sadece acı ve ızdırap söz konusudur. Zamanın bir illüzyon olduğunu bilmemize rağmen, zamanın tutsaklığından kurtulmamışsak, bildiğimiz şey hayatımız için pek bir şey ifade etmez aslında.

İnsanlar günlük hayatlarının neredeyse tamamında, zihinlerinde geçmiş yada gelecek olan bir yerlere giderler. Bu dalıp gittikleri yer eğer geçmiş ise yani kişi geçmişini düşünüyorsa, genelde geçmiş anın içeriği; olumsuz olaylar, acı veren duygular, hatalar, affedememe, kızgınlık, suçluluk gibi duygular barındırır. Zihnimizde geçmiş ile ilgili bir canlandırma yapıldığında, o anın içindeki duyguyu olduğu gibi alırız ve hissederiz. Geçmişteki bir kızgınlığı düşünüyorsak ve zihnimizde bu düşünceye dalıp gitmişsek, şimdi hissettiğimiz tamamen kızgınlık duygusudur ve geçmişteki kadar yoğun ve güçlüdür.

Aynı şeyler gelecek içinde geçerlidir ve gelecek içerisinde endişe, stres, kaygı, şimdiki durumdan memnuniyetsizlik gibi duygular barındırır. Bizler gün içerisinde geçmiş ile ilgili düşündüklerimiz kadar gelecekle alakalı olarak da bir çok şey düşünürüz. Gelecekte bir şeylerin yoluna girmesini umarız ve bu beklentiyle yaşarız. Eğer sorunlarımız var ise bu sorunların ileride (gelecekte) düzeleceğini düşünürüz. Yaşadığımız an sadece gelecekteki güzel ve iyi günler için bir basamak gibidir ve asıl yaşamamız gereken şeyin gelecekte olduğuna inanırız. Bu durumda da o gelecek bir türlü gelmez ve bizi yıpratır. Hayata karşı olan memnuniyetsizliğimiz çoğalır ve yaşamdan aldığımız zevk neredeyse hiç kalmaz diye bilirim.

Tüm Dikkatinizi Vermenizi İstiyorum

Tüm dikkatinizi toplayarak okumanızı istiyorum; eğer gelecek veya geçmiş ile ilgili bir şeyler düşünüyorsanız, bunu şimdi şuanda yapıyorsunuz demektir. Geçmişteki anıya ait duyguları şimdi hissedip yayıyorsunuz demektir. Çünkü siz şuanda şimdi‘desiniz, başka bir yerde değil ve olamazda zaten. Aynı şey gelecek içinde geçerlidir ve gelecekle ilgili, eğer şunlar olursa, şunlar gerçekleşirse ben o zaman tam olarak rahat ve mutlu olurum dediğinizde, bu duyguyu şimdide hissediyorsunuz ve yayıyorsunuz demektir. Yani şimdi’de yaydığınız duygunun içeriği; şunlar şunlar bende yok ve tam olarak mutlu değilim oluyor. Evrene yaydığınız enerji tam olarak bu oluyor ve tüm bunları şimdi yayıyorsunuz. Burada görmeniz gereken şey, geçmiş ve gelecek ile ilgili düşüncelere daldığınızda siz fark edemeseniz de bunun şimdide yapıyor ve hissediyorsunuz. Unutmayın ki geçmiş ve gelecek genelde olumsuzluk barındırır. O zaman siz şimdi’den (an’dan) zihinsel olarak uzaklaşıp ne kadar çok geçmişteki bir olayı veya gelecekteki bir olayı düşünüyorsanız, o kadar çok olumsuzluk içeren duygu üretiyorsunuz ve bunu şimdi yapıyorsunuzdur.

Zihninizi bilinçli olarak kullanıp, yaratıcı gücünüz ile geleceğinizi istediğiniz gibi yaratmak için düşünce üretimine başlamış olmanız diğer durumlardan farklıdır. Çünkü geleceğiniz için bilinçli olarak ve zihin gücünüzü kullanarak kendiniz için iyi şeyler düşünüyorsunuzdur ve neticesinde iyi şeyler hissediyorsunuzdur. Zihinsel olarak yaratıcı düşüncelerle işiniz bittiğinde, gelecekle ilgili de işiniz bitmeli ve şimdiye dönmelisiniz. Şimdi de mutlu, huzurlu ve iyi hissetmelisiniz. Yapmanız gereken doğru davranış biçimi budur.

Zaten geçmişe ve geleceğe takılmadığınız da sadece şimdi’de olduğunuzda daha iyi ve daha canlı hissedersiniz. Bu yaşamanız gereken doğal durumunuzdur. Geçmiş ve gelecek zaman kavramına bağlıdır. Zaman kavramı olmaz ise geçmiş ve gelecekte olmaz. Şimdi şöyle düşünmenizi istiyorum; dünyada insanların olmadığını, sadece bitkiler ve hayvanların yaşadığını düşünün. Sadece hayvanlar ve doğal bitki örtüsü var. Bunu zihninizde canlandırmanızı istiyorum. Ve o zaman hayvanlar için geçmişin, geleceğin bir önemi var mıdır yada günlerin? Bu gün günlerden ne diye soracak birisi yok, o zaman günlerin de bir anlamı olmaz değil mi? Bir geyik için günün çarşamba mı yoksa perşembe mi olması fark eder mi? Zaman hayvanlar için hiç bir önem arz etmez, onlar için sadece şimdi vardır. Günler saatler ve aylar bizim ürettiğimiz şeyler ve hepsi hayatımızı daha kolay ve pratik yaşamamız için varlar ama esasında hiç bir değeri ve önemi olmayan şeylerdir.

Eğer şimdi olmasaydı geçmişte olmazdı. Çünkü şimdi içerisinde siz geçmişi düşünüyorsunuz, geçmişi başka bir zaman diliminde düşünemezdiniz. Yarını veya geleceği de siz şimdide düşünüyorsunuz ve şimdi olmasa yarını düşüneceğiniz başka bir alan yok. O zaman geçmiş ve gelecek şimdi’nin birer hayali yaratımı. Aslında esas olan daima şimdi’dir. Geçmiş ve gelecek sadece bizim zihnimizde ürettiğimiz hayali bir olgudan başka bir şey değildir.

Bir önemli konuya da dikkat çekmek istiyorum. Yaşamımızı sürekli günlere bölerek yaşıyoruz. Şimdiye bu gün sonraki güne yarın diyoruz. Halbuki yarını yaşarken, ona şimdi diyoruz. Anlatmak istediğim şey şu aslında, biz daima sonsuz bir şimdi içerisindeyiz. Bunu şöyle örnekle anlatayım daha kolay olacak benim için aslında; İki kişi bir evdesiniz ve gece saat 10’da arkadaşınız sizin yanınızdaki kanepeye yattı. Sizde diğer kanepede oturuyorsunuz ve o an şimdi’desiniz. Yani o anın gerçekten şimdi’si. Saat gece 12 oldu ve siz hala o kanepede oturmaya devam ediyorsunuz. Arkadaşınız da uyumaya… Siz sabah 7’ye kadar hiç uyumadan oturdunuz ve hala şimdi’desiniz. Ama arkadaşınız uykudan kalktığında, onun için yarın olmuş olacak. Siz gece 10’dan beri yerinizden hiç kalkmadan sabah 7’ye kadar hep şimdi’deydiniz. Arkadaşınız zihinsel olarak bir gün geçirmiş gibi hissediyor. Hayatımız aslında özü itibari ile bu sonsuz bir şimdi içerisindeyiz. Gün kavramlarını biz koyuyoruz ve yarın oldu diyoruz, aslında o hala şimdi’dir.

İnşallah karışık gelmemiştir anlatmak istediklerim. Zaman sizi olmayan yerlere alıp götürür ve orada sıkışmanıza sebep olur. Halbuki elimizdeki tek şey şimdi’dir. Zamanı sadece pratik amaçlar için kullanmalı, sonra gerçeği ve elimizde olan tek şeyi şimdi’yi yaşamalıyız. Zamanın bir önemi veya değeri yok. O sizi daima şimdi’den uzaklaştırır ve hayali bir alan yaratarak sizi oraya hapseder. Bu konu ile ilgili ileride daha farklı şekillerde bahsedeceğim, şimdilik sevgi ile kalın.

Diğer kişisel blog yazılarım için lütfen tıklayınız.

Paylaşım