Yaratıcı Zihin

Kendi hayallerimizi gerçekleştirebilmek için gerekenleri yapabilme veya yerine getirmek amacıyla, bizi harekete geçirmek için uygun araçlara yada zamana sahip olmadığımızı düşünürüz. Böylece kısıtlama içerisinde hissederek, aslında tam anlamıyla kapana sıkışmış gibi yetersizlik ve inançsızlık duyguları yaymaya başlarız.

Sadece yukarıdaki anlatılanlarla kalmayıp birde bunlara ek olarak, geçen zaman göz önüne alındığında ise geride kalmışlık hissi de baskın bir şekilde kendini göstermeye başlar. Geçen süre içerisinde kendinizi daha kötü hissetmenize neden olur ve kendinizi sürekli olarak dış dünyayla yani çevrenizle kıyaslamalara başlarsınız. Elde etmek isteyip de, elde edemediğinizi gördüğünüz de büyük bir hataya kapılarak, sizi daha kötü durumlara sokacak düşünceler üretmeye ve hissetmeye başlarsınız.

Kendi Yaratıcılığının Farkına Var

Bulunduğu konumu yeterli görmeyen ve bu yüzden harekete geçmeyen kişiler, daima gelecekte ki var olmayan şartları beklemekle, zamanlarını ve enerjilerini boşa harcarlar. Bunun yerine elinizdeki var olanlar ile harekete geçmek, en doğru karardır. Unutmayın ki elinizde “şimdi”den başka bir zaman olmayacaktır. Harekete geçmek için fırsat oluşmasını beklemeyin, harekete geçerek fırsatları siz oluşturun.

Daima bilinmesi gereken ve asla unutulmaması gerekenlerden birisi de; yaratıcı zihinlere sahip bireyler olduğunuzdur.

Bizler rekabet duygusuyla hareket ettiğimizde, yaratıcı zihinden yani bilinçten kopmuş oluruz. Yaratıcı zihin, yaratmak için vardır. Rekabete dayalı bir sistemde, yaratıcılıktan söz edilemez. O yüzden, kimin neyi var ve nasıl bir vasıfta, bizi ilgilendirmez. Başkaları bizim fırsatlarımızı engelleyemez yada yükselmemizi… Fırsatlar bizim için daima var olacaktır ama ancak yaratıcı zihinle hareket ediyorsak.

Dışarıda gördüklerinizin hepsi yaratıcı zihinler aracılığı ile görünür kılınmış şeylerdir. Bazıları neyi nasıl yaptığını tam anlamıyla bilmeden, yani farkında olmadan yaratımında bulunmuş ve elde etmiştir. Rekabet duygusuyla hareket ederek de, elde ettiği her şeyi geri kaybetmiştir. Çünkü rekabet olan bir yerde, dışarıdan gelebilecek saldırılar neticesinde elinizdekini korumak oldukça güçtür ve bu ortamlarda güç sürekli olarak değişkenlik gösterir. Kişinin kendisinde daimi olarak kalamaz.

Oysa ki yaratıcı güç ile hareket eden herkes, gücün daimi olarak kendisinin elinde olduğunu bilir ve dışarıdan gelebilecek bir saldırının var olmadığını da bilerek, sahip olduklarını sadece çoğaltmakla zamanını harcar.

Kendisindeki bu gücü kullanan herkes, yani siz… daima kendi vizyonladığınız geleceği inşa etmekle ve bundan keyif duymakla yaşamınıza devam edersiniz. Tam anlamıyla bir doyum ve refah sizin sahip olduğunuz ayrılmaz bir bütününüz haline gelir. Siz gücün ve yaratımın en önemli parçasısınız. Siz kendiniz için tam ve eksiksiz olansınız.

Diğer bilinçli yaşam konularımıza göz atmak için lütfen tıklayınız.

Paylaşım