Zihnimizi Susturmak

Zihnimizi Susturmak

İşte esaretin (köleliğin) başladığı yer, zihnimiz. Bu konu o kadar önemli ki, kendi hayatımızda özgür mü yoksa bir köle mi olduğumuzu gösterir. Çoğu yerde karşılaştığınız yaygın bir kelime var “Kontrolsüz güç, güç değildir” işte bu sözü tam anlamıyla destekleyen bir durumdan söz edeceğiz.

Köle veya Özgür olduğuna sen karar ver

 

Her sabah uyandığımızda, gözlerimiz açılır açılmaz düşünmeye başlıyoruz.

– Bu gün şu şu işler var halletmem gerek.
– Aaa saate bak ya kaç olmuş. Acaba zamanında iş yerinde olur muyum.

Yataktan kalkarsınız ve yüzünüzü yıkarken, dişlerinizi fırçalarken hala iç sesiniz (zihniniz) sizinle konuşmaya devam ediyordur.
– Dün akşam ki sohbette falanca arkadaşımın söylediği ne kadar saçmaydı ya, sanırım her şeyi çok iyi bildiğini sanıyor. Manyak bu kız yaa..
– Yarın cumartesi bir şeyler yapmak lazım ama parada yok ki cepte, ne yapacağız? Neyse bir şeyler düşünürüz yarın.

Yüzünüzü yıkamışsınızdır ve günlük kıyafetlerinizi giyiyorsunuzdur ama hala kendinizle konuşma sona ermemiştir.
– Faturayı pazartesi günü kesin yatırmam lazım. Günü çoktandır geçiyor, bir an önce halletmek lazım ama nasıl.. offf off.
– İyice kilo almışız ya, baksan kıyafetlere bile sığmaz olduk.

……

Bu konuşmalar sabah uyandığımız andan itibaren başlar ve gece biz yatana kadar devam eder. Yukarıdaki örnekleri birçoğunuzun günlük hayatınızın bir parçası olduğunun farkındayım. Bu gidişatın çok acil bir şekilde değişmesi gerektiğini ve artık zihninizi susturmanız gerektiğini altını çizerek belirtmek istiyorum.

Kendinizle konuştuğunuz sandığınız o ses, aslında siz değilsiniz. O sizi tamamen ele geçiren ve sizi kontrol eden bir “zihinsel aktivite” dir. Zihinlerimiz bizlere gerektiğinde kullanmamız için bahşedilen muazzam bir güç mekanizmasıdır. Burada gözden kaçırmamamız gereken husus, zihin gerektiğinde kullanılması için vardır ama biz zihni kullanmıyoruz, o bizi kullanıyor. Kontrolü tamamen ele geçirmiş ve biz bunun farkında bile değiliz.

Yukarıdaki örneklere tekrar bakacak olursak, zihnimiz bizimle konuştuğunda sürekli endişe ve olumsuz sonuçlar üzerine canlandırmalar yapar. Örneklerde de açıkça görülüyor ve muhtemelen sizde buna benzer bir durum içerisindesiniz.

Zihin kontrol edilmezse, daima endişe ve kaygı yaratan düşüncelere dalmanıza sebep olur. Yargılar, etiketler, karşılaştırma yapar… Bu sizi gün içerisinde huzursuz ve stresli olma haline sokar. Zihin eğer doğru kullanılmaz ise yıkıcı veya yıpratıcı sonuçlar doğurur.

Zihin eğer doğru bir şekilde kullanılırsa, potansiyelinizin çok daha üst seviyelerinize çıkmanıza yardımcı olur ve elinizdeki süper gücü hissedersiniz. Muhtemelen elinizdeki süper gücü hissedemiyorsunuz çünkü o zaten sizin elinizde değil, siz onun elindesiniz.

Hiç bir şey düşünmemek yada kendimizle konuşmamak mı gerekir? Elbette zaman zaman kendinizle konuşacaksınız, istediğiniz her hangi bir şey olduğunda onu tüm gücünüzle düşünecek ve hayal edeceksiniz. Ona sahip olma duygusunu yaşayacaksınız. Ama tüm bu işleriniz sona erdiğinde zihninizle de işiniz bitmiş olmalı ve onu susturmalısınız.

Peki zihin susunca ne olur? Zihin susunca en ilahi ve gerçek olan şey ortaya çıkar “şimdi / an”. Kontrolü ele aldığınız için ve zihninizi susturduğunuz için an’da ki mevcudiyetinizi fark edersiniz ve varlığınızın ışığı güçlenmeye, parlamaya başlar. Her şey gözünüze daha canlı görünmeye başlar. Sanki dünyayı yeniden keşfediyormuş gibi… Aslında ilk defa varlığınızın farkına varıyor ve anı yaşıyorsunuzdur. Zihnimizi susturmak özgürlüğün ve an’ın en büyük anahtarıdır.

Zihin kendi başına var olamaz, muhakkak bilincinizin olması gerekir. Yani bilinciniz yok ise düşünemezsiniz ama bilincin zihne ihtiyacı yoktur. Zihin olmadan da bilinç vardır. Bilinç zihnimizin çok daha ötesinde yüce ve ilahidir. Bilinçli olmak (aydınlanmak) gerçekte, zihnin esaretinden kurtulmaktır. Hatta “Aydınlanma Nedir? Yazımızı okuyarak tekrar bilgi edinebilirsiniz.

Şimdi elimizdeki en büyük gücün farkına varmalıyız. Elimizdeki bu gücü sonuna kadar kullanmak bizim doğal hakkımız. Gün içerisinde zihin tarafından üretilen düşüncelere daldığınızı fark ettiğinizde, o düşünceleri sadece gözlemleyin. Sadece o an ne düşündüğünüze dikkat edin fakat düşüncelerinize müdahale etmeyin. Bırakın düşünceleriniz akıp gitsin.. O anda düşünenin siz olmadığını fark edeceksiniz. İşte bu en büyük özgürlüktür ve sizi etiketlemelerden, yargılamalardan, kıyaslamalardan, endişelerden… vs. kurtaracaktır.

Esasında meditasyonlarında amacı budur, sizi varlığınızla buluşturur ve zihninizin gürültüsünü ortadan kaldırır. Artık olumsuz düşüncelere dalıp giden ve sonra kendisini kötü hisseden birisi olmaktan vazgeçme kararını alın ve hayatınızın bir parçası olarak bu gücü daima avucunuzun içinde tutun, onu sahiplenin, onu kullanın. Siz zihniniz değilsiniz, siz çok daha yüce bir varlıksınız.

Diğer elimizdeki güç yazılarımıza göz atmak için lütfen tıklayınız.

Paylaşım